Görsel notu: Ayhan Çabuk’un orijinal fotoğrafı temel alınarak yapay zekâ ile oluşturulmuş görsel kompozisyon.
Bazı şeyleri anlatabilirsiniz.
Bazılarını ise ancak yaşayarak gerçekten anlarsınız.
Green Agora benim için artık ikisi birden.
Zeytinyağı hakkında çok şey anlatabilirim. Tsounati, Kalamon ve Koroneiki’den; polifenollerden, oleokantal ve oleasinden; erken hasattan, tadımdan ve laboratuvar analizlerinden söz edebilirim.
Bir yağın neden acı olduğunu, başka birinin neden boğazda belirgin bir yakıcılık bıraktığını veya benzer toplam polifenol değerlerine sahip iki zeytinyağının neden tamamen farklı karakterler gösterebildiğini açıklayabilirim.
Ama işimin yalnızca bir tarafı bu.
Diğer taraf, karşıma bir insan çıktığında başlıyor.
Bir şişeye baktığımda yalnızca bir ürün görmüyorum. Bir siparişe baktığımda da yalnızca bir sipariş numarası görmüyorum.
Zeytinyağının karakterini anlamaya çalıştığım kadar, o yağı kullanacak kişinin damak zevkini, deneyimini ve beklentisini de anlamaya çalışıyorum.
Yıllar içinde bu şekilde 350’den fazla kişisel müşteri geri bildirimi birikti. İlk kez premium zeytinyağı tadanlardan yıllardır belirli çeşitleri takip edenlere; yağını mutfakta kullananlardan sade tadım yapanlara; hediye alanlardan aylar, hatta bir yılı aşkın süre sonra yeniden arayıp deneyimini paylaşanlara kadar çok farklı insanlar.
Bir müşterim yaklaşık bir buçuk yıl sonra bana mealen şöyle dedi:
“Ayhan, şimdi otur. Yaz. Sana anlatacaklarımı aklında tutmanı istiyorum.”
Böyle anlar unutulmuyor.
Zamanla anlıyorsunuz ki mesele yalnızca bir şişe satmak değil. Dinlemek, açıklamak, gözlemlemek ve bazen bir insanın zeytinyağını giderek daha iyi tanıdığı uzun bir yolculuğa eşlik etmek.
Bu yazının temel sorusu da tam burada başlıyor:
İyi bir zeytinyağı danışmanlığı ürünü anlamakla mı, insanı anlamakla mı başlar?
Benim cevabım: ikisi de olmadan tamamlanmaz.
350’den fazla geri bildirim | Sayının arkasında insanlar var
“350’den fazla müşteri geri bildirimi” etkileyici bir sayı gibi kullanılabilir.
Ama benim için asıl değer sayı değil, süreklilik.
Bazı insanlar birkaç hafta sonra yazıyor. Bazıları aylar sonra. Bazıları bir yıl veya daha uzun süre geçtikten sonra tekrar arıyor.
Sesini tanıyorum. Hangi yağ hakkında konuştuğumuzu hatırlıyorum. Bazen neden o ürünü seçtiğimizi bile hatırlıyorum.
Ve konuşma kaldığı yerden devam ediyor.
Benim için bu devamlılık, geri bildirim sayısından daha anlamlı.
Bu yüzden 350’den fazla geri bildirime “350 reklam cümlesi” gibi bakmıyorum. Benim için bunlar, 350’den fazla kez bir insanın zaman ayırıp bana bir deneyimini, sorusunu veya düşüncesini anlatması demek.
Bu sayının bende bıraktığı en güçlü anlam güven.
“Bu zeytinyağını hissediyorum” dediğimde neyi kastediyorum?
Bazen “Bu zeytinyağını hissediyorum” diyorum.
Burada mistik bir şeyden veya şişenin “enerjisinden” söz etmiyorum.
Kastettiğim şey, bir ürünü uzun süre ve farklı açılardan tanımak.
Tadıyorum. Meyvemsiliğe, acılığa, yakıcılığa, aromalara, dengeye, boğazdaki hissin ne zaman ortaya çıktığına ve kalıcılığa dikkat ediyorum.
Sonra çeşide, kökene, üreticiye, hasada, işleme biçimine ve varsa laboratuvar analizlerine bakıyorum.
Ve zaman içinde farklı insanların aynı yağı nasıl algıladığını dinliyorum.
Ürün bilgisi, tadım ve deneyim bir araya geldikçe zihnimde daha bütünlüklü bir profil oluşuyor.
Pamako Gold bana Kouros of Zeus Kırmızı’dan farklı geliyor. Tsounati, Kalamon’dan; Koroneiki de Hondroelia’dan başka bir karakter taşıyor.
Zeytinyağını ilginç yapan da tam olarak bu farklılıklar.
İnsanı anlamak | Danışmanlığın laboratuvarda olmayan kısmı
Karşımdaki insanı anlamaya çalışmak da mistik bir şey değil.
Temelinde dinlemek var.
Nasıl bir tat seviyor? Acılığı merak uyandırıcı mı buluyor, rahatsız edici mi? Güçlü yakıcılıktan hoşlanıyor mu? Laboratuvar değerlerini ayrıntılı öğrenmek mi istiyor, yoksa düzenli kullanacağı ve keyifle tüketeceği bir yağ mı arıyor?
Bazen sorular çok pratik oluyor:
- Daha yoğun bir profil mi?
- Daha dengeli mi?
- Tek çeşit mi, farklı çeşitleri karşılaştırmak mı?
- Sade tadım için mi?
- Mutfakta daha fazla miktarda kullanmak için mi?
İyi danışmanlık benim için en büyük laboratuvar rakamıyla değil, “Bu kişiye ne uyabilir?” sorusuyla başlıyor.
Deneyim arttıkça sorular değişiyor
Yıllar içinde bazı konuşmalarda birkaç dakika içinde hangi yöne bakabileceğimize dair bir fikir oluşuyor.
Her zaman doğru çıkmam mümkün değil. Damak zevki kişiseldir.
Ama deneyim, sorulan soruları değiştiriyor.
“Yoğun olsun ama çok acı olmasın” diyen biriyle, “Ne kadar karakterli olursa o kadar iyi” diyen birine aynı şekilde yaklaşmam.
Uzun süredir Pamako Gold gibi bir Tsounati kullanan biriyle de artık “premium zeytinyağı nedir?” sorusundan başlamayız. Tsounati ile Kalamon arasındaki farkı, hasatları, fenolik profili, oleokantalı ve duyusal ayrıntıları konuşabiliriz.
Müşterinin deneyimi arttıkça konuşmanın derinliği de artıyor.
Zeytinyağını sade tatmak | Şişeyi daha yakından tanımak
Sade tadım, birçok müşterimin zeytinyağına bakışını değiştiren noktalardan biri.
Salatada yağ aynı anda domates, sirke, otlar ve peynir gibi başka tatlarla buluşur. Sade tadımda ise bütün dikkat zeytinyağındadır.
Meyvemsilik, acılık, yakıcılık, boğazdaki his, aromalar, denge ve kalıcılık çok daha açık algılanabilir.
Sonra sorular geliyor: Bu neden acı? Diğeri neden boğazı daha fazla yakıyor? Oleokantal nedir? Tsounati ile Koroneiki nasıl ayrılıyor? Kalamon, sofralık zeytin olarak bildiğimiz karakterinden yağ formunda ne kadar farklı?
Birçok insan için zeytinyağına gerçek merak tam burada başlıyor.
Erken Hasat Zeytinyağı | Early Harvest kavramını doğru anlamak
Zeytinyağını Sade Tüketmek | Hangi çeşitler gerçekten uygun?
Bir şişeden uzun bir ilişkiye
Bazen biri bir şişe alır ve bir daha görüşmeyiz. Ticaretin doğal tarafı bu.
Bazen ise süreç başka türlü gelişir.
Bir yağ denenir. Sonra yeniden sipariş gelir. Ardından ikinci bir çeşit merak edilir. Bir süre sonra kişinin neyi sevdiğini daha iyi bilmeye başlarım. Yeni bir hasat çıktığında veya başka bir üretici geldiğinde yeniden konuşuruz.
Ve bir bakarsınız, bu sohbet bir yıldan uzun süredir devam ediyor.
Ben bazen “Green Agora ailem” derken bunu kastediyorum: sağlık veya bilimsel bir iddia değil, ortak bir merak üzerinden oluşan uzun süreli insan ilişkisi.
Müşterilerin “zeytinyağı kürü” dediği şey
Bazı müşteriler, uzun süre düzenli olarak sade zeytinyağı tüketme alışkanlıklarına kendi ifadeleriyle “zeytinyağı kürü” diyor.
Green Agora bu ifadeyi tıbbi kür, tedavi veya terapi anlamında kullanmaz.
Bu, bazı insanların kişisel rutinlerine verdikleri addır.
Benim için ilginç olan sağlık vaadi değil; aylar boyunca farklı çeşitleri tadan bir insanın zaman içinde tat, yoğunluk ve çeşit farklarını çok daha ayrıntılı fark etmeye başlamasıdır.
Aynı marka içinde farklı karakterleri keşfetmek
Pamako Gold ve Silver
Pamako Gold Tsounati zeytinlerinden, Pamako Silver ise Tsounati ile Koroneiki karışımından üretilir.
Her ikisinin analitik profili de ilgi çekici olabilir. Fakat güncel değerleri değerlendirirken her zaman şu bağlamı korumak gerekir:
Ürün | Hasat | Parti | Analiz yöntemi | Analiz tarihi.
Bu nedenle güncel rakamlar için ilgili ürün sayfasına ve analizlere bakmayı tercih ediyorum.
Birçok müşteri “Hangisi daha iyi?” diye sormuyor. İkisini karşılaştırıp farkı kendi damağıyla öğrenmek istiyor.
Kouros of Zeus Kırmızı ve Siyah
Kouros of Zeus Kırmızı Kalamon’dan, Kouros of Zeus Siyah ise Koroneiki’den üretilir.
Burada da asıl soru “Kırmızı mı daha iyi, Siyah mı?” değil.
Kalamon ile Koroneiki duyusal olarak nasıl farklılaşıyor?
Bence gerçek zeytinyağı bilgisi tam bu soruda başlıyor.
Her şişenin aynı görevi üstlenmesi gerekmiyor
Müşteri görüşmelerinden öğrendiğim pratik şeylerden biri de şu:
Tek bir zeytinyağını her kullanım için seçmek zorunda değilsiniz.
Bir kişi Pamako veya Kouros gibi karakterli bir premium yağı bilinçli tadım için kullanırken, daha büyük ambalajlı Creta Eleon Bio gibi kaliteli bir natürel sızma zeytinyağını günlük mutfak tüketimi için tercih edebilir.
Böylece farklı ürünler farklı görevler üstlenir.
Bu fikirlerin bir kısmı masa başında ortaya çıkmadı. Müşterilerin kendi kullanım alışkanlıkları bana gösterdi.
Ben de müşterilerimden sürekli öğreniyorum.
15’ten 98’e | Tek bir “premium zeytinyağı müşterisi” yok
Green Agora çevresindeki insan çeşitliliği beni hâlâ şaşırtıyor.
Çok genç müşterilerim de var, 98 yaşına kadar müşterilerim de. Kadınlar, erkekler; farklı meslekler, farklı deneyimler ve farklı hayatlar.
Biri laboratuvar raporunun her ayrıntısını anlamak istiyor. Bir başkası rakamlara fazla takılmadan “Ayhan, sen olsan hangisini verirdin?” diyor.
İkisi de aynı dikkati hak ediyor.
Müşteriler arasında tıp, bakım, eczacılık, bilim, girişimcilik, havacılık, otomotiv, kendi işini yürütenler ve uluslararası iş dünyası gibi çok farklı alanlardan insanlar bulunuyor.
Bunu yalnızca insan çeşitliliğini anlatmak için söylüyorum.
Bir doktorun, eczacının veya bilim insanının bir ürünü satın alması tıbbi ya da bilimsel bir ürün onayı anlamına gelmez.
Kişisel deneyim ile bilimsel kanıtı ayırmak
Bazı müşteriler daha sonra “Başta şüpheliydim” diyor. Bazen bu konuşmalar kişisel sağlık konularına da uzanıyor.
Burada çizgiyi çok net tutuyorum.
Kişisel sağlık deneyimi, bir zeytinyağının etkisini kanıtlayan bilimsel veri değildir.
Özel bir konuşma da otomatik olarak reklam malzemesi değildir.
Dinlerim. Bir konu bilimsel olarak ilgimi çekiyorsa araştırırım. Ama müşteri deneyimi ile bilimsel kanıtı birbirine karıştırmam.
350’den fazla geri bildirim klinik çalışma değildir
Bu ayrım özellikle önemli:
350’den fazla müşteri geri bildirimi klinik çalışma değildir.
Bilimsel bir etkinlik çalışması için önceden tanımlanmış araştırma sorusu, belirli katılımcı grupları, standartlaştırılmış ürün ve miktarlar, belirli süreler, kontrol grupları, ölçüm kriterleri, diğer etkenlerin kaydı ve istatistiksel analiz gibi koşullar gerekir.
Müşteri görüşmelerim böyle bir yapıya sahip değil ve zaten amacı da bu değil.
Kişisel danışmanlık ile klinik araştırmanın görevi farklıdır.
Yine de kişisel deneyimler neden değerli?
Çünkü yeni sorular ortaya çıkarabilir. İnsanların hangi tatları sevdiğini, hangi ürünleri uzun süre kullandığını, günlük kullanımda hangi sorunlarla karşılaştığını veya hangi konuları gerçekten merak ettiğini gösterebilir.
Bilimsel dilde bazı gözlemler yeni hipotezler üretmeye yardımcı olabilir.
Ama bir soruya yol açmaları, o sorunun bilimsel cevabı oldukları anlamına gelmez.
Laboratuvar neyi bilir, günlük deneyim neyi gösterir?
Laboratuvar toplam polifenol, oleokantal, oleasin, serbest asitlik, peroksit değeri ve başka kimyasal parametreleri ölçebilir.
Profesyonel duyusal değerlendirme meyvemsilik, acılık, yakıcılık ve başka özellikleri belgeleyebilir.
Bunlar çok değerli bilgiler.
Ama yine de şu soruya otomatik olarak cevap vermezler:
Bu insan bu zeytinyağını uzun süre keyifle kullanacak mı?
Bunu ancak gerçek kullanım gösterir.
İnsanı hesaba katmayan analiz yalnızca bir sayıdır. Analizden kopuk deneyim ise yalnızca bir gözlemdir.
Benim için iyi danışmanlık bu iki alanı birlikte okumaya çalışır.
Zeytinyağı Analizini Doğru Okumak | Asitlik, peroksit, K232, K270 ve polifenoller
Atina’dan Lüdenscheid’e | Benim için anlamlı iki farklı an
Hatırladığım özel anlardan biri, World Olive Center for Health’tan Dr. Eleni Melliou’nun beni Atina’ya davet etmesiydi.
Bu benim için değerliydi. Ama bunu bilimsel bir sertifika veya çalışmamın bilimsel olarak onaylanması şeklinde görmüyorum.
Böyle bir anlam taşımaz.
Ben bunu, zeytinyağına, analizlere ve insanlara yönelik yoğun ilgimin kendi işletmemin dışında da fark edildiğini hissettiren kişisel bir an olarak yaşadım.
Bazen daha da özel anlar tamamen plansız geliyor. Bir yerde bir müşteri beni tanıyor. Göz göze geliyoruz ve daha konuşmadan yüzündeki sevinci fark ediyorum.
Böyle anlar planlanamaz, satın alınamaz ve mağaza istatistiklerinde ölçülemez.
Belki de bu yüzden bu kadar değerliler.
360 metrekarelik showroom | Mekân sahne, asıl deneyim karşılaşma
Lüdenscheid’deki Green Agora zeytinyağı showroom’u yaklaşık 360 metrekare ve yaklaşık 4 metre tavan yüksekliğine sahip.
Bu, premium zeytinyağını sıradan bir raftan daha farklı sunmamıza imkân veriyor.
Bununla gurur duyuyorum.
Ama özel bir mekânı metrekareler yaratmıyor. İnsanlar yaratıyor. Sohbetler. Tadımlar. İlk kez yoğun bir zeytinyağını deneyen kişinin yüzündeki ifade. Kalamon ile Koroneiki’yi yan yana karşılaştırmak. Acılığın ve yakıcılığın iki ayrı duyusal özellik olduğunu fark etmek.
Showroom sahne.
Asıl deneyim ise karşılaşmanın kendisi.
Bazen “frekans” kelimesini de kullanıyorum. Bununla fiziksel olarak ölçülebilen bir frekansı veya ürünün özel bir etkisini kastetmiyorum.
Kastettiğim şey atmosfer, dikkat, insanlar arasındaki açıklık ve yüzeyde kalmayan bir konuşmanın yarattığı his.
En yüksek analiz değeri her zaman doğru öneri değildir
Çok yüksek polifenol değerleri analitik açıdan etkileyici olabilir.
Ama benim danışmanlık anlayışım “en büyük rakam kazanır” şeklinde çalışmıyor.
Bir insan güçlü acılık ve yakıcılıktan hoşlanmıyorsa, olağanüstü analiz değerlerine sahip yoğun bir yağ onun için doğru seçim olmayabilir.
Belki Kouros. Belki Mitira. Belki Di Morea. Belki tamamen başka bir profil.
Analitik açıdan en dikkat çekici zeytinyağı, herkes için damak zevki açısından en uygun zeytinyağı değildir.
Ürüne özgü güncel analiz değerleri de her zaman hasat, parti, yöntem ve analiz tarihiyle birlikte okunmalıdır.
Dolapta kalan şişe benim için başarılı danışmanlık değildir
Bir müşteri çok etkileyici bir premium zeytinyağı satın alabilir. Ama tadını sevmez ve şişe dolapta kalırsa ben hedefime ulaşmış sayılmam.
Ben bir insanın gerçekten keyifle kullanacağı profili bulmasını tercih ederim.
Tekrar tekrar eline aldığı, bilinçli biçimde tattığı, karakterini tanıdığı ve belki daha sonra yeniden sipariş ettiği bir yağ.
Uzun vadeli memnuniyet benim için ilk satışta görünen etkileyici bir rakamdan daha önemli.
Müşteriden zeytinyağı meraklısına | Bilgi zamanla gelişiyor
İşimin en sevdiğim yanlarından biri bu dönüşümü görmek.
Bir insan önce “İyi zeytinyağı nedir?” diye soruyor.
Bir süre sonra “Bu hangi çeşit?” demeye başlıyor.
Sonra “Bu hasat bir öncekinden nasıl farklı?” veya “Güncel analiz değerleri neler?” sorusu geliyor.
İşte o zaman şunu fark ediyorum:
Artık herhangi bir zeytinyağı satın almıyor. Zeytinyağını anlamaya başlıyor.
Green Agora ile ulaşmak istediğim şeylerden biri de bu.
Bugün bilgim üç dünyadan oluşuyor
1 | Bilim ve analiz
Ölçülebilen, belgelenebilen veya bilimsel olarak incelenebilen alan: toplam polifenoller, oleokantal, oleasin, serbest asitlik, peroksit değeri, diğer kalite parametreleri ve profesyonel duyusal değerlendirme.
2 | Ürün ve üretici bilgisi
Çeşit, köken, hasat, üretim, bölge ve terroir, üretici yaklaşımı ve ürünün duyusal karakteri.
3 | İnsan ve gerçek kullanım
İnsanlar hangi ürünleri gerçekten kullanıyor? Hangisini yeniden sipariş ediyor? Hangi çeşit onları meraklandırıyor? Ne fazla yoğun geliyor? Damak zevkleri zaman içinde nasıl değişiyor?
Benim için bu üç dünya bir araya geldiğinde çalışma tamamlanıyor.
Müşterilerim benden zeytinyağı öğreniyor. Ben de onlardan gerçek kullanım hakkında öğreniyorum.
Bu deneyim üretici bilgisini, tadımı veya laboratuvarı değiştirmez. Bilimsel çalışmanın yerine hiç geçmez.
Ama daha iyi sorular sormama ve daha gerçekçi danışmanlık yapmama yardımcı olur.
Mahremiyet, güven ve paylaşmadığım hikâyeler
Yıllar içinde insanların bana çok kişisel şeyler anlattığı konuşmalar da oldu.
Her deneyim blog içeriğine dönüşmemeli. Her özel konuşma pazarlama malzemesi değildir.
Müşteriler benim için vaka, numara, tıbbi başarı hikâyesi veya dikkat çekici reklam cümleleri koleksiyonu değil.
Bazı hikâyeler çok ilgi çekebilir. Ama ilgi çekici olması, yayımlanması gerektiği anlamına gelmez.
Mahremiyet ve güven benim için daha önemli.
Kamusal olarak çeşit, köken, üretici, hasat, analiz, tadım, işleme, bilimsel bağlam ve yasal olarak kullanılabilecek ifadelerde mümkün olduğunca şeffaf olmak istiyorum.
Ama kişisel geri bildirimlerden bireysel sağlık etkileri üretmek istemiyorum.
Güven, sansasyonel bir sağlık başlığından daha değerlidir.
Yıllar sonra vardığım en önemli sonuç
Green Agora zamanla benim için yalnızca online mağaza olmaktan çıktı.
Üretici bilgisi, zeytin çeşitleri, laboratuvar analizleri, polifenoller, duyusal değerlendirme, bilimsel araştırma, danışmanlık, showroom, tadım ve insan ilişkileri aynı yerde buluşmaya başladı.
Yıllar içinde şunları öğrendim:
Yüksek bir laboratuvar değeri tek başına iyi danışmanlık değildir. İnsanların damak zevki birbirinden farklıdır. Tat zaman içinde gelişebilir. Müşteriler, klasik ürün açıklamalarının cevaplamadığı sorular sorabilir. Dinlemek de pratik bilgi üretir. Ve güven talep edilerek kazanılmaz.
En önemlisi ise şu:
Bir zeytinyağı hakkında çeşidi, üreticiyi, bölgeyi, hasadı, analizi, duyusal profili ve fenolik yapıyı çok iyi bilebilirim.
Ama kişisel öneri için hâlâ bir şey eksiktir:
O zeytinyağını kullanacak insan.
Bu yüzden Green Agora’da iki şeyi bir araya getirmeye çalışıyorum:
Zeytinyağını anlamak.
İnsanı anlamak.
Belki benim çalışma biçimim en kısa böyle anlatılabilir.
Kişisel zeytinyağı danışmanlığı | Green Agora
Premium zeytinyağını bilinçli biçimde tüketiyor veya farklı zeytin çeşitlerini tanımak istiyorsanız, damak zevkinize hangi yönün daha uygun olabileceğini birlikte değerlendirebiliriz.
Bunun için hangi yağları bildiğiniz, acılığı nasıl algıladığınız, ne kadar yakıcılık sevdiğiniz, sade tadım yapıp yapmadığınız, mutfakta ne kadar kullandığınız ve hangi çeşitleri veya bölgeleri keşfetmek istediğiniz gibi sorular benim için önemli.
Bu kişisel zeytinyağı danışmanlığıdır.
Tıbbi danışmanlık değildir. Terapi değildir. Herhangi bir hastalık etkisi iddiasına dayanan bir öneri değildir.
WhatsApp: +49 175 9009341
E-posta: info@greenagora.de
Devamını okuyun | Green Agora rehberleri
Green Agora’daki premium zeytinyağlarını keşfedin
Green Agora’da farklı üreticilerden, bölgelerden ve zeytin çeşitlerinden; farklı duyusal profillere sahip premium zeytinyağlarını ve mevcut olduğunda güncel ürüne özgü analiz bilgilerini karşılaştırabilirsiniz.
Premium zeytinyağlarını karşılaştırın
Green Agora Online Mağazası
Premium zeytinyağları, büyük ambalajlar, avantaj paketleri, Exclusive GreenLife Box seçenekleri, Akdeniz ürünleri, otlar ve baharatları keşfedin.
Green Agora Online Mağazası’na gidin
Green Agora Zeytinyağı Showroom’u
Lüdenscheid’deki Green Agora Zeytinyağı Showroom’unda önceden randevu alarak kişisel tadım ve danışmanlık yapılabilir.